Anaokullarında muhteşem devrim! – Son Dakika Haberleri İnternet

Eğitimcilere nazaran bir insanoğlunun geleceğinin temeli yaşamının ilk 6 senesinde atılıyor. Bunun için de erken çocukluk eğitimi oldukça mühim. Kısaca yaşamının ilk yıllarında evlatların fizyolojik, zihinsel gelişimine yönelik eğitim alması gerekiyor. Bilhassa 3 ile 6 yaş içinde evlatları hayata ve ilkokula hazırlamak için yarım ya da tüm gün eğitim veren okul öncesi eğitim kurumuna gitmesi oldukça yararlı.
Bu kurumlar evlatların kendini keşfetmesi, mevcud potansiyelinin ortaya çıkarılması, daha üretici ve verimli olmasını sağlıyor. Ve dünyada tüm araştırmalar da okul öncesi eğitim alan evlatların sonraki yıllarda okul başarılarının daha yüksek seviyede bulunduğunu gösteriyor. Evlatların zihinsel gelişiminin yüzde 50’sini 4 yaşına kadar, yüzde 30’unu 4-8 yaş içinde, yüzde 20’sini ise 8-17 yaşları içinde tamamladığı düşünülürse ve 0-6 yaş arasındaki gelişimine bakılırsa bu zamanda oluşturulacak sağlam temel, gelecekte birçok alanda kendini geliştirme kabiliyeti sağlıyor.   
Ulusal Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin geleceğini belirleyen anaokullarında muhteşem bir atılım yapmış oldu. Türkiye’de 2006’dan beri yılda averaj 150 anaokulu açılırken, son 10 ayda bu sayı 1400’e çıktı. Anaokulu sayısında senelik averaj yüzde 9 artış yaşanırken, bu yıl ilk kez bundan önceki yıla nazaran bağımsız anaokulu sayısında senelik yüzde 50 artış oldukça dikkat çekici. Şu ana kadar vatanımızda 2 bin 782 anaokulu olduğu düşünülürse 10 aydaki bu dev yatırımın çocuklar için önemi daha iyi anlaşılıyor.
 Bakanlığın verilerine bakıldığında 2002-2022 yılları aralığında okul öncesi kurumlara devam eden çocuk sayısı yüzde 500’den fazla artarak 320 bin 38’den 1 milyon 800 bine terfi etti. Gene aynı seneler içinde vazife meydana getiren okul öncesi öğretmen sayısı ise 13 binden 99 bine terfi etti. Öğretmen başına düşen çocuk sayısı 24’ten 17’ye düştü.
ORANLAR YÜKSELİYOR
Ulusal Eğitim Bakanı Özer’in en büyük hedeflerinden biri vatanımızda her çocuğun okul öncesi eğitimden yararlanabilmesini sağlamak. Özer, göreve geldiğinden bu yana kısa sürede 1400 anaokulu, 10 bin 100 ana sınıfı açılmasını sağlayarak 500 bin evladı okul öncesi eğitime ulaştırdı. 1400 yeni anaokulu ile bu sayı güçlendiriliyor, yıl sonuna kadar bu rakamın 3 bine çıkması planlanıyor.
Bu yüzden, 1 Eylül’de atamaları yapılacak 20 bin öğretmenin 7 bin 500’den fazlası okul öncesi eğitimde vazife alacak. 
Bakan Mahmut Özer’in yazdığı ilk ve ortaöğretimde son 20 yılda yaşanmış olan dönüşümü özetleyen ‘Türkiye’de Eğitimi Tekrardan Düşünmek’ kitabında, okul öncesi eğitimin evlatların bir tek bilişsel becerilerini değil, bilişsel olmayan becerilerini de geliştirdiği ve uzun solukta toplumsal barışın ve refahın artmasına oldukça mühim katkılar sağlamış olduğu belirtiliyor. Türkiye’de, uzun senelerdir okul öncesi eğitimi yaygınlaştırmaya yönelik hedefler konmasına karşın yetişme oranlarının istenen düzeye çıkamadığının vurgulandığı kitapta şu bilgilere yer veriliyor 
“2021 yılı ortalarında 3 yaşta okullaşma oranı yüzde 14, 4 yaşta yüzde 35 ve 5 yaşta yüzde 78 civarında. 3-5 yaş aralığında ise yüzde 45’ler seviyesinde olup OECD ülkelerine nazaran oldukça düşük seviyede. Okul öncesi eğitime erişim bu kadar kısıtlı olduğunda çoğu zaman sosyoekonomik seviyesi iyi olan ailelerin evlatları bu eğitime kolaylıkla erişebilirken öteki aileler açısından erişim son aşama kısıtlı kalıyor. Okul öncesi eğitimin yeterince yaygınlaşmaması ve katılım açısından destek sağlanmaması, sosyo ekonomik açıdan dezavantajlı ailelerin katılımını büyük seviyede sınırlıyor. Bu durumda da ilkokulun başlangıcında sosyoekonomik durum farklılığına nazaran öğrencilerin hazırbulunuşluk seviyelerinde ciddi farklar ortaya çıkıyor. BAŞARI FARKI OLUYOR
Farklar bir halde telafi edilmediğinde eğitimin kademesi ilerledikçe farklar da derinleşiyor. Lise seviyesine gelindiğinde ise okullar arası ciddi başarı farkları ile yüzleşiyoruz. Okul öncesi eğitimi tüm bölgelerde yaygınlaştırmak okullar arası başarı farklarını azaltmada en etkin yöntemlerden biri. Eğitim sistemimizin bu kök problemini çözmek için okul öncesi eğitime erişimi artırmayı mühim bir hedef olarak gündemimize yerleştirdik.”
– Okul ve öğretmen sayısının yanı sıra okul öncesinde talebe sayılarında da artışlar hedefleniyor.
– 3 yaşta yüzde 5.5 olan okullaşma oranı şu an yüzde 14.
– 4 yaşta yüzde 16 olan oran şimdi yüzde 35. – 5 yaşta yüzde 78 olan okullaşma oranı yüzde 93’e terfi etti.
– Proje tamamlandığında 3 yaşta okullaşma oranı yüzde 50’ye, 4 yaşta yüzde 70’e ve 5 yaşta yüzde 100’e ulaşacak.
 DÜNYADA OKUL ÖNCESİ EĞİTİM
– İsrail’de mecburi eğitim yaşı 5-16. 3-4 yaşları arasındaki evlatların yüzde 90’ından fazlası okul öncesi eğitimden yararlanıyor. Ülkede kreş ve gündüz bakımevleri ile anaokulları içeriyor. 
– Norveç’te değişik sosyo-ekonomik düzeydeki aileler için 3 değişik yapıda gündüz bakım evleri var. Eğitimde evlatları yaşama hazırlayıcı oyunlar ve özgür yaratıcı faaliyetler içeriyor.
– Kanada’da evlatların yarısından fazlası okul öncesi eğitim alıyor. Devlet düşük gelirli ailelere çocuklarını bu kurumlara verebilmeleri için maddi destek sağlıyor.
– Japonya’da 3-6 yaş arasındaki evlatları ilkokula hazırlamayı amaçlayan çoğu zaman hususi ve yarım günlük kurumlar ve devlet destekli tam günlük kurumlar var. Evlatların yüzde 90’ından fazlası ilköğretim öncesi bu programlara katılıyor.
– Avusturya’da 3-5 yaşlarındaki evlatların yüzde 32’si yarım günlük okul öncesi eğitim kurumuna, yüzde 20’si ise çocuk bakım merkezlerine gidiyor.
– Belçika’da mecburi okula başlama yaşı 6. Okul öncesi dönemdeki evlatların okullaşma oranı ortalama yüzde 95.
– Fransa’da mecburi okula başlama yaşı 6. 5 yaşındaki evlatların yüzde 100’ü okula giderken, 3 yaşın altındakiler için bu oran yüzde 20.

Son Dakika Haberler